KOLZA (Brassica napus oleifera)
Kolza, tek yıllık kışlık ve yazlık formları bulunan önemli yağ bitkilerinden biridir.
1. KOLZANIN KULLANILDIĞI YERLER VE ÖNEMİ
Tohumları % 40-50 civarında yağ ihtiva eder. Yağı yemeklik yağ olarak kullanıldığı gibi sabun, boya ve vernik imalinde de kullanılmaktadır.
Eski kolza çeşitlerinin yağında insan sağlığına zararlı bir yağ asidi olan “erusik asit” yüksek oranda bulunuyordu.
Ayrıca, küspesi de hayvan sağlığına zararlı bir madde olan “gluksinolat” içeriyordu. Son yıllarda, ıslah edilen çeşitler erusik asit ve gluksinolat içermemektedir. Orta Avrupa ve Kanada’da en fazla tüketilen bitkisel yağ, kolza yağıdır.
Tohumlarından yağı alındıktan sonra geriye kalan küspe hayvan yemi olarak değerlendirilir. Kolzanın kışlık formlarının bulunması değerini daha da artırmaktadır. Çünkü diğer bütün yağ bitkileri (aspir hariç) yazlıktır. Diğer yağ bitkilerinden 2 ay kadar önce hasat edilmesi, yağ fabrikalarının çalışma zamanlarını artırmaktadır. Ayrıca kışlık kolza arpa kadar erken olgunlaşan bir bitkidir. O nedenle ikinci ürün tarımında iyi bir ön bitki olabilmektedir.
2. DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE KOLZA ÜRETİMİ
Son yıllardaki FAO istatistiklerine göre kolzanın dünyadaki ekim alanı 22.9 milyon hektardır. En fazla ekim alanına sahip olan ülkeler Çin (7.4 milyon hektar), Hindistan (5.4 milyon hektar) ve Kanada (3.2 milyon hektar)’dır.
Kolzanın dünyadaki üretimi ise 32.6 milyon tondur. Üretim yönünden de Çin, Hindistan ve Almanya ilk sıralarda yer almaktadır. Bunlardan başka, Fransa ve Kanada’da önemli miktarda kolza üreten ülkelerdir. Dünyada kolzanın ortalama verimi 140 kg/da civarındadır.
Türkiye’de kolza çok az miktarda ekim alanına sahiptir. Ülkemizde kolzanın ekimi 1979 yılında, yağında insan sağlığına zararlı olan erusik asit ihtiva etmesi nedeniyle yasaklanmıştır. Bundan sonra, erusik asit içermeyen çeşitler gelmiş olmasına rağmen ekim alanı ve üretimi süratle azalmıştır. Ülkemizde 2002 yılı istatistiklerine göre 100 hektar alanda kolza ekilmiş ve 200 ton kolza üretimi gerçekleştirilmiştir.
3. KOLZANIN BOTANİK ÖZELLİKLERİ
Kolza çok hızlı gelişen bir kazık köke sahiptir. Kazık kök 100-120 cm derinlere inebilmektedir. Kazık kök üzerinden çok sayıda yan kökler çıkar.
Kolza 60-150 cm kadar boylanır. Sap mavimsi-yeşil renktedir ve olgunlaştığı zaman sararır. Sap üzerinden dallar çıkar.
Yaprakları koyu yeşil-mavimtırak renktedir. Altı haftalık kolza bitkisini lahana bitkisinden ayırmak zordur. Çünkü yaprakları lahanaya benzer. Bitkinin alt kısımlarındaki yapraklar büyük ve yırtmaçlıdır. Üst kısımlardaki yapraklar ise dar ve uzun yapıdadır.
Kolza şemsiye salkım şeklinde çiçek tohumluğuna sahiptir. Her dal ve ana sap üzerinde çiçekler dizilmiştir. Meyvelerine “harnup” adı verilir. Harnuplar ana sapa ve yan dallara dik açı yapan bir meyve sapı ile bağlanmıştır. En fazla harnup ana sapta bulunur. Harnupların içinde tohumlar vardır. Tohumları çok küçük olup siyah renkte ve yuvarlaktır.
Kolza gibi yağından faydalanılan ve aynı familyadan olan yağ şalgamı bitkisi de botanik özellikleri bakımından kolzaya benzemektedir.
4. KOLZA TARIMI
4.1 İklim ve Toprak İstekleri
Kolza ve yakın akrabası olan yağ şalgamı kışlık tahılların yetiştiği bölgelerde rahatlıkla yetişebilirler. Genel olarak kar örtüsü altında -15 ºC hatta -20 ºC sıcaklıklara kadar dayanabilirler. Kolza büyüme periyodu boyunca rutubetli hava ister. Kış aylarında sıcaklar, çok soğuklardan daha tehlikelidir. Yüksek sıcaklık bitkilerinin kısa zamanda büyümesini ve ilkbaharı sıcaklık değişimlerine karşı hassas duruma gelmelerine neden olur.
İlkbaharda ve daha sonraki devrelerde yağışı yeterli olan yerlerde sulanmadan yetişir. İlkbahar aylarının kurak geçtiği yıllarda çiçeklenme sonuna kadar birkaç sulama kolzanın verimini artırır. Ülkemizde Trakya ve Marmara Bölgeleri kolza tarımı için en uygun bölgeleridir.
Kolza, humusça zengin, derin profilli, nötr veya alkali reaksiyonlu, biraz ağırca buğday ve arpa topraklarını sever. Hafif kumlu topraklar kolza için uygun değildir.
4.2 Ekim Nöbeti
Kolza tahıllar içerisinde özellikle buğday için iyi bir ön bitkidir. Tahıllara göre tarlada 2-3 kat daha fazla hasat artığı bıraktığından toprağı organik maddece zenginleştirir. Yabancı otlar da pek gelişemediğinden bir sonraki bitkiye temiz tarla bırakır. Bu nedenle ekim nöbeti sistemlerinde iyi bir ön bitkidir. Kışlık kolza için ön bitki olarak, bezelye ve yonca gibi baklagil bitkileri turfanda patates ve tahıllar sayılabilir. Yağlık kolza için ise en iyi ön bitki baklagil yem bitkileridir. Kolzanın üst üste aynı tarlaya ekilmesi doğru değildir.
Ülkemizde üreticiler tarafından kullanılan en yaygın ekim nöbetleri;
Nadas + Kolza
Baklagiller + Kolza
Buğdaygiller + Kolza şeklindedir.
Trakya Bölgesi için kolza, ayçiçeği ile ekim nöbetine giren buğdayın yerini alabilecek bir bitki durumundadır.
4.3 Kolzanın Besin Maddesi İsteği ve Gübrelemesi
Kolza birçok tarla bitkileri kadar potasyum ve fosfora ihtiyaç duymaktadır. Ancak azota olan ihtiyaçları diğer bitkilerden daha yüksektir.
Besin maddelerinin büyük bir bölümü hızlı gelişme dönemi olan çiçeklenme sonuna kadar alınmaktadır. Yapılan denemelerde kolza için önerilen gübre miktarları şöyledir: 13.5 kg/da Azot, 5.5 kg/da Fosfor ve 7.0 kg/da Potasyum. Bazı araştırmalarda önerilen azot miktarı 20kg/da’a kadar çıkmaktadır.
Fosfor ve potasyumlu gübreler ekim öncesinde verilmelidir. Azotlu gübrenin ise 5-6 kg/da’lık kısmı ekimden önce verilmeli ve buna ilave olarak bitkilerin ilkbaharda büyümeye ve sapa kalkmaya başladığı devrede 6-15 kg/da azot uygulanmalıdır.
Yazlık kolzalarda kullanılan gübre miktarları daha azdır ve azotun tümü ya ekim öncesinde verilmeli veya çıkıştan sonra band şeklinde sıralara uygulanmalıdır.
4.4 Tarla Hazırlığı
Kolza tohumları çok küçük olduğundan, iyi bir çıkış ve gelişme için toprak hazırlığının çok iyi yapılması gerekir.
Kışlık kolza ekimi için, ön bitkinin hasadından sonra toprak 10-15 cm derinliğinde 2 kez yüzlek bir şekilde veya orta derinlikte (15-2 cm ) işlenir. Arkasından tırmık geçirilerek iyi bir tohum yatağı hazırlanır.
Yazlık ekimlerde de toprağın sonbaharda derin işlenmesi ve ilkbaharda tırmık ya da diskaro geçirilerek tohum yatağının hazırlanması gerekir.
4.5 Ekim
Ekimde kullanılacak tohumluk olgun ve çimlenme yeteneği yüksek olmalıdır. Siyah veya koyu renkli tohumlar olgundur. Kırmızı ve açık renkli tohumlar ise yeterli olgunluğa kavuşmamıştır.
Kolzanın kışlık ve yazlık varyetelerinin bulunması yetiştiricilik açısından büyük bir avantaj sayılırsa da yazlık varyeteler verimlerinin az oluşu, hastalık ve zararlılardan daha fazla etkilenmesi nedeniyle kışlıklara göre daha az öneme sahiptirler.
Kışlık ekimlerde kolzanın soğuğa dayanabilmesi için kışa girmeden önce bitkilerin 10-15 cm boylanması ve 4-8 yapraklı rozet döneminde olması gerekir. Bunun için Orta Anadolu’da kışlık ekimin mutlaka Eylül ayının ilk haftasında bitirilmesi gerekir. Trakya ve Marmara bölgelerinde ise kolza ekimi 15 Ekime kadar yapılabilir. Geç ekimlerde bitkiler küçük halde kışa girdiklerinden, kış soğuklarından zarar görüp ölebilirler. Yazlık kolza ekimi Mart-Nisan aylarında yapılır.
En uygun ekim şekli mibzerle sıraya ekimdir. Mibzerle ekimde en uygun sıra arası mesafe 40-50 cm’dir. Makine ile ekimde 0.8-1.2 kg/da tohumluk kullanılır. Ancak hassas ekim makineleri kullanıldığında tohumluk miktarı daha da düşürülebilir. Ekim derinliği 1-3 cm olmalıdır.
4.6 Bakım İşleri
Kolza çok fazla bir bakım işi gerektirmez.kolzanın başlıca bakım işleri seyreltme ve çapalamadır. Sonbaharda bitkiler 3-5 cm boylanınca bitki sıklığı fazla olan tarlalarda, sıralara dik olarak tırmık çekilerek seyreltme yapılır. Bazı bölgelerde seyreltme işlemi elle yapılmaktadır. Kışa girmeden önce dar yapraklı yabancı otları öldürmek için elle çapa yapılır. Bu işlem toprağın havalandırılmasını da sağlar. Gerekirse kışa girmeden önce bir kez daha çapa yapılır. İlkbaharda da ot durumuna bağlı olarak bir el çapası yapılmasında fayda vardır. İlkbaharda çapalama işleminden sonra hasada kadar kolza tarlasına girilmez.
İlkbaharda yeterli yağış düşmediği durumlarda, verimi artırmak için 1-3 defa sulama yapılması önerilmektedir. Yazlık ekimlerde ise sulama yapılmaması zorunludur.
4.7 Hasat ve Harman
Hasat zamanı ve metodu hem verim hem de kalite açısından önemlidir. Çok erken hasat tane verimini azaltır. Ayrıca, kurutma masrafları da önemli derecede artar. Kolza tohum dökülmesine pek dayanıklı olmadığından hasat uzun süreli geciktirilmemelidir. Aksi takdirde tohumlar dökülerek ürün kaybı artar.
Bir bitki üzerinde harnuplar aşağıdan yukarıya doğru olgunlaşır. Hasat, alttaki harnupların olgunlaşıp çatlamaya başladığı devrede yapılır.
Kolza hasadı en iyi orakla yapılır. Biçer makineleri ile hasatta fazla zarar meydana gelebilir. Bu tip sorunlarına rağmen daha düşük maliyet için biçer-döverlerle hasat bir çok ülkelerde uygulanmaktadır. Orakla hasatta biçilen saplar, tarla üzerine serilerek namlular halinde kurumaya terk edilir. Bu sırada üst harnuplar ve tohumlar da olgunlaşır. Daha sonra harman makinelerinde harmanlanarak taneler elde edilir. Biçer-döverle hasatta tanedeki nem oranı en fazla % 20 civarında olmalıdır. Biçer-döverle hasatta aynı zamanda harman işlemi de yapılmış olur.
Kolza tohumlarının depolanabilmesi için tohumların kurutularak nem oranın %9’a düşürülmesi gerekir. Daha yüksek nem oranında depolanan tohumlar kısa sürede bozulur. Kolzadan elde edilen tane verimi kışlık ve yazlık ekim durumuna göre değişir. Kışlık ekimlerden daima yüksek verim elde edilir. Genel olarak tane verimi 150-400 kg/da arasında değişir . Ayrıca tane veriminin iki katı kadar da sap ve saman elde edilir.
8.KAYNAKÇA
1.Anonim, 2009. www.tarlabitkileri.gov.tr/veri-bankasi/kolza-tarimi
1.Anonim, 2009. www.gencziraat.com/Tarla.../Kanola-Kolza-Tarimi.html
1.Anonim, 2009. www.tarimkutuphanesi.com/Kanola_(Kolza)_tarimi.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder